fbpx
Küçük Çiçek ve Yalnızlığın Şeytanları

Küçük Çiçek ve Yalnızlığın Şeytanları

Çağdaş Arjantin edebiyatının yenilikçi kalemi Iosi Havilio’nun 2015 yılında yayımlanan ve iki yıl sonra İngilizceye çevrilen romanı Pequeña Flor / Petite Fleur / Küçük Çiçek, AfricanoKitap markasıyla Türkçe okurlarıyla buluştu. 

Tek bir paragrafmış gibi yazılan ve yazarının bir solukta okunmasını umduğu Küçük Çiçek, hayatın olağan akışı içinde, insan ruhunun, beklenmedik ve bir anda ve hiçbir sebebe ihtiyaç duymaksızın ne büyük fırtınalara maruz kalabileceğini son derece minimalist bir bakış açısıyla anlatıyor.  

Hayatın dengeleri kökünden sarsılınca!

Küçük Çiçek’de öykü, José’nin çalıştığı fabrikanın yanması ve aniden işsiz kalmasıyla başlıyor. Karısı Laura da, yayınevindeki editörlük işine tam zamanlı olarak dönünce tüm gününü küçük kızı Antonia ile geçirmeye başlayan ve ilk günler bu durumdan hoşnut da olan José, kendisiyle uğraşmaya başlayınca hayatını ayakta tutan ince dengeleri sarsılıyor. Üstüne üstlük Laura, iş yoğunluğundan onunla, çocuğuyla ve eviyle ilgilenememeye başlamıştır. Laura’nın etrafında peydahlanan medyumlar, eski arkadaşlar da José’nin kuruntularına tuz biber ekecektir. Yalnızlık kimi zaman büyük bir şeytandır çünkü. Bir şeyler yapmalıdır José! İlk olarak evinde bulunduğu tüm zamanlarda Petite Fleur cover’ları dinleyerek ve şarap içip telefonla konuşarak geçiren Guillermo’yu gözüne kestirir! Onu öldürürse!.. Belki de… Kim bilir!.. 

Bir kalbin derinliklerinden koparılan çiçek!

Klarinet ve saksafon üstadı Sidney Bechet, 1959’da yayımlanan albümüne ismini veren şarkısının sözlerini hatırlayalım önce. Bu önemli, çünkü birçok iyi kitabın olduğu gibi Küçük Çiçek’in de nazenin bir ruhu varsa, ona esin olan, onun kodlarını barındıran şarkıdır Petite Fleur! Guillermo gibilerinin takıntı yapacağı kadar güzel bir parçadır. Sayısız kez yorumlanmıştır ama Iosi Havilio’nun da africanokitap.com’da okayubileceğiniz söyleşisinde belirttiği üzere Hot Sardines, Don Felix del Paraguay ve ara Montiel versiyonları çok güzeldir.
Petite Fleur bir aşkı hikaye ediyor ve sözlerinin anlamı yaklaşık olarak şöyle…

Öylesine bir yerden daha 

iyi bir yerde sakladım

küçük çiçeği:

Kalbimin bahçesinde

Bir buketten daha sevimli

bu çiçek

Bütün çocukluk anılarımı

saklıyor içinde

ve anne babamın aşkını

ve bütün bu aydınlık sabahları

mutlu uzak anıların oluşturduğu

Hayat beni aldatsa da 

Bir an için

sen benim mutluluğumsun

küçük çiçek

Bir an için geri çağırabilsem

yirmi yaşlarımı

O kadar sevdiğim bu parfümü

koklamak için

Sen benim kalbimde

hep çiçeğe duracaksın

Aşkın büyük bahçesinde

küçük çiçek

Daima sakladığım

bu armağanı al!

Yirmi yaşımdayken bile

onu kimseye vermemiştim

Korkma

bir kalbin derinlerinden koparılan

küçük bir çiçek

asla ölmez

Belki de tam bu, “Korkma, bir kalbin derinlerinden koparılan küçük bir çiçek asla ölmez!”
Belki de Iosi Havilio, Küçük Çiçek’i bu sözlere bir nazire olarak yazdı. Yerçekiminden uzak, hayatın hafiflediği anlara bir yan yol daha açsın umuduyla!

Iosi Havilio: Kökleri Avrupa’da bir Arjantinli

Kısa ama yoğunluklu romanı Küçük Çiçek ile ilk kez Türkçe okurlarıyla buluşan Iosi Havilio, kökeni itibariyle Eski Kıta’dan. 1974’te başkent Buenos Aires’te dünyaya gelen Iosi Havilio,  Yugoslav kökenli Arjantinli oyuncu Harry Havilio’nun oğlu. Bu yüzden bir İtalyan ya da İspanyol ismi taşımıyor. 

İlk romanı Open Door’u (Açık Kapı), 2006 yılında Buenos Aires’te yayımlayan yazar, bu romanda  Buenos Aires’teki işini kaybettikten sonra (Küçük Çiçek’in kahramanı da işini kaybeder ve roman böyle başlar. Demek ki işini yitirme meselesi Havilio’da bir hayli etkili) taşrada bambaşka bir hayat moduna sürüklenen genç kadının hikayesini anlattı.
Ünlü Arjantinli eleştirmen Beatriz Sarlo’nun “Açık Kapı beni gerçekten şaşırttı, okuma yasalarının hiçbirine uymuyor” diyerek övdüğü roman, 2009 yılında İspanya’da Caballo de Troya tarafından yayımlandı. Roman iki yıl sonra Beth Fowler tarafından İngilizceye çevrildi ve Birleşik Krallık’ta basıldı.

Iosi Havilio, ikinci roman çalışması Estocolmo‘yu (Stocholm) 2010 yılında okuruyla buluşturdu. Havilio, bu romanda öyküyü, 1973 darbesinden sonra İsveç’teki 30 yıllık sürgünden itibaren memleketine dönen eşcinsel bir Şililinin etrafında kurdu.
Havilio’nun üçüncü romanı Paradises (Cennetler), 2012’de,  La Serenidad (Sükûnet) 2014’te Pequeña Flor (Küçük Çiçek) ise 2015 yılında yayımlandı. Iosi Havillio, Buenos Aires Antolojisi (Entropía, 2008); Madrid, Con Perdón (Caballo de Troya, 2012) gibi dünyaca ünlü yazarlarla ortak eserlere de imza attı.